GÜNCEL
Giriş Tarihi : 03-04-2022 06:46

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: Müminlerin alameti doğruluktur

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, "Müslümanlar, münafıklık alameti olan yalandan, emanete ihanetten ve sözünde durmamaktan uzak olmalılar." dedi.

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: Müminlerin alameti doğruluktur

Başkan Erbaş, Ramazan ayına ve Diyanet İşleri Başkanlığının bu ayda yürüttüğü hizmetlere dair değerlendirmelerde bulundu.

Ramazan ayının hediyelerinden birisinin oruç olduğunu ifade eden Başkan Erbaş, "Oruç, müminler için bir kalkandır. Oruç kötülüklere, günahlara karşı kalkan. Oruç aynı zamanda, "İslam beş şey üzerine bina edilmiş" hadis-i şerifinde sayılan ibadetlerden birisidir. Bu ibadeti bize getiren Ramazan ayıdır." dedi.

Sahur ve iftar sofralarında aile fertlerinin bir araya gelmesinin aile birliğine katkı sağladığını dile getiren Erbaş, "İftar sofraları mütevazı olmalı. Fakir, yoksul, garip gureba insanlarımızla beraber eğer iftarı yapabiliyor isek makbul iftar budur. Ramazan ayı aynı zamanda fakir fukaranın, garip gurebanın görüp gözetilmesi gereken önemli bir aydır ve bizi uyarır." ifadelerini kullandı.

Bu yıl Diyanet İşleri Başkanlığı olarak Ramazan ayı için "Ramazan ve Doğruluk" temasını belirlediklerini dile getiren Erbaş, şöyle devam etti:

"Peygamber Efendimize ashaptan birisi geliyor diyor ki, "Ya Resulallah bana öyle bir tavsiyede bulun ki başka bir şeye ihtiyacım kalmasın." Efendimiz, "Allah'a inandım de ve dosdoğru ol" diyor. Bir gün Efendimiz, Hud Suresi beni ihtiyarlattı, dediğinde ashab-ı kiram, "Yâ Resulallah, nedir Hud Suresi'ndeki sizin ihtiyarlamanıza sebep olan o emir?", "Emrolunduğun gibi dosdoğru ol" ayet-i kerimesi. Biz Fatiha Suresi'nde günde 40 defa, teravih namazını da üzerine koyarsanız 60 defa ne diyoruz? Ya Rabbi bizi sırat-ı müstakime ulaştır." Yani en dosdoğru yol demektir. Efendimiz, bir gün ashabına yine tavsiyelerde bulunurken, tabii onların şahsında bütün insanlara tavsiyelerde bulunuyor, buyuruyor ki. "Doğruluktan ayrılmayınız. Doğruluk iyiliğe götürür iyilikte cenneti götürür. Kişi doğru söyleye söyleye doğru söylemeye alışır ve Allah indinde doğrulardan yazılır. Yalandan sakınınız, aman ha yanına yaklaşmayın. Çünkü yalan kötülüğe götürür. Kötülük cehenneme götürür. Kişi yalan söyledikçe yalana alışır ve Allah indinde yalancılardan yazılır" buyuruyor. İslam'ın en büyük hedeflerinden birisi, yeryüzünde iyiliği yaymak, kötülükten insanları alıkoymaktır. Kur'an ı Kerim'in de en önemli ilkelerinden birisi, İyiliği emretmek, kötülükten men etmektir. Doğruluk iyiliğe, yalan kötülüğe götürüyor. Müslüman da iyilikle meşgul olmalı, kötülükten uzak durmalı."

"Müminlerin alameti doğruluktur"

Erbaş, Kur'an-ı Kerim'de Hazreti Peygamber için, "Biz seni âlemlere rahmet olarak gönderdik" buyurulduğunu hatırlatarak, "Peygamberimizin insanlık için getirmiş olduğu bütün değerler bir rahmettir. Dolayısıyla Peygamber Efendimizi iyi tanımaya çalışalım. O insanlık için en güzel örnektir. Doğruluk,  Peygamber Efendimizin insanlığa kazandırdığı ve ısrarla tavsiye ettiği hasletlerden birisidir. Müminlerin alametinin doğruluk, münafıkların alametinin de yalan olduğunu söylüyor. Konuştuğu zaman yalan söyler münafıklar, söz verdiği zaman sözünde durmazlar, kendisine bir şey emanet edildiği zaman emanete ihanet ederler. Dolayısıyla Müslümanlar, münafıklık alameti olan yalandan, emanete ihanetten ve sözünde durmamaktan uzak olmalılar." diye konuştu. (İLKHA)

AdminAdmin