AK PARTİ
Giriş Tarihi : 04-01-2022 08:45   Güncelleme : 04-01-2022 08:45

KÜLÜNK; ADIYAMAN TARIM, SANAYİ VE PETROL ŞEHRİ OLACAK Şehrin yöneticileri büyüyen Adıyaman için kentin altyapısını şimdiden hazırlamalıdır

Adıyaman gazeteciler cemiyeti üyesi 6 Radyonun ortak yayınına katılan AK Parti MKYK üyesi Metin Külünk Türkiye'nin son dönemde içinden geçtiği darboğazdan kurtulması için yaptıklarına dair açıklamalarda bulundu.

KÜLÜNK; ADIYAMAN TARIM, SANAYİ VE PETROL ŞEHRİ OLACAK Şehrin yöneticileri büyüyen Adıyaman için kentin altyapısını şimdiden hazırlamalıdır

 

 

 

Adıyaman'ın yeni dönemi için öngörü ötesi bir çalışma yapıldığını şehrin siyasi aktörleri ve yöneticilerinin yeni dönemine hazırlıklı olmaya davet etti..

 

Altın ve döviz kurundaki dalgalanmalar, erken secim, hızla yükselen raf fiyatları, Adıyaman'ın sulama sorunu ve sosyal tesis ihtiyaçlarına dair birçok konunun ele alındığı programda radyo yapımcısı Burak Cansel sordu Metin Külünk yanıtladı.

Faizlerin düşürülmesine yönelik soruyu yanıtlayan Külünk, "TÜSİAD'ın Türkiye'nin ilk 500'ün üzerindeki firmaların birçoğunun bilançolarında kazanç olarak üretim dışında yani faizin getirisinden elde edilmiş gelirlerin üretimden elde edilmiş gelirden yüksek olduğu bir döneme Türkiye tekrar kitlemek isteyenlerin saldırılarına karşı 1854'ten bu yana devam eden paradigmayı değiştirecek. Ne baskı yaparsanız yapın biz faizleri düşürmeye devam edeceğiz. Merkez Bankası'nın faiz politikası bir iktisadi düşünme biçimine dayalıdır. Merkez Bankası diyor ki ben yüksek faize dayalı bir modeli kullanmayacağım Türkiye'nin dengelerini esas alarak faizleri düşünmeye devam edeceğim bankalarında Merkez Bankası'nın bu isteğine uymaları beklenendir. Doların yükselişini sadece dış saldırı ile ifade etmedim. Amerika'da, Almanya'da enflasyon yüksek, faiz düşük iken iktisat kurallarını hatırlamayan TÜSİAD'ın Türkiye'ye genel kabul görmüş iktisat

kurallarını hatırlatıcı politikaları tıpkı ve Abdülaziz'e operasyon çekip 5. Murat'ı tahta çıkaran tefecilerin, devletin sırtından geçinmeye çalışan tefecilerin 150 yıl geçtikten sonra günümüzdeki versiyonudur. 2013 yılında piyasaya yazıya faiz oranları 4.90 Türkiye'de IMF ile Borç bitirdiği tarihten sonra doğrudan dünyanın finansal elitleri IMF üzerinden Türkiye'yi destabil hale getirebilmek için Türkiye'ye operasyon çekiyor. İçeriden kaos üretme biçiminde Türkiye'yi rahatsız edecek adımlar atmasalardı, Türkiye'nin 4.96 olan faizleri üç buçuğa kadar düşebilirdi." dedi.

 

"Türkiye'nin bir borç yükü var"

Türkiye'nin borç yükünün altından çıkmasıyla birlikte çok ciddi rahatlamanın olacağını dile getiren Külünk, "Bugün elbette ki bu faiz yüksektir dünyadaki faiz oranlarına baktığımızda Sayın Cumhurbaşkanımızda bunu söylüyor. Gelin el birliği içerisinde yüksek faizlere dayalı politikalar içerisinden vazgeçelim. Faizleri düşürelim faiz sebep, sonuç değildir. Üreticinin gerektiğinde ise tüketicinin ihtiyaç duyduğu üretim ve tüketime dair ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri kredi oranları dünya faiz rakamların üzerinde aynı seviyeye çekelim ama bir gerçek var ki Türkiye'nin bir borç yükü var. Özel sektörün borçları var kesiminin borcu var. Dolayısıyla bu borcun çevrilmesini Türkiye'nin kredi ihtiyacı olduğundan bu ihtiyacını karşılamak için mecburen dışarıda özel sektör marifetiylede Türkiye kaynak transferi yapıyor. Özel kaynak transferinin maliyetini aşağı çekmek isterken bir akıl da bunu sürekli yukarıya çekilmesi için Türkiye'yi rahatsız etmeye devam ediyor. Rahatsız etmek için farklı enstrümanlar deneyeceklerdir. ama bir şeyi unutma 150 yılı aşkın bir paradigmayı değiştiriyorsunuz Türkiye'de AK Parti iktidarı devralana kadar Gayri Safi Milli Hasılanın %20'si faize gidiyordu." ifadelerini kullandı.

"Bakanlar Kurulu sonrasında hemen piyasa yüklü miktarda döviz satanlar kim?"

Bakanlar Kurulu sonrasında hemen piyasa yüklü miktarda döviz satanların finansal darbeciler olduğunu belirten Külünk, "Bakanlar Kurulu sonrasında hemen piyasaya yüklü miktarda döviz satanlar kim? Bunlar finansal darbecilerdir. 15 Temmuz girişiminde bulunanlar nasıl adaletin önüne çıkarıldı ise bunlarda çıkarılmalıdır. Kamu bankaları 2019'dan sonra piyasalara hareketlendirmek için düşük faizli kredi vermeye başladı o kredileri alan bir kısım iş adamları o kredileri dövize çevirdiler Piyasayı koklayan insanlar var. Arabasını satıp, bankadan kredi alıp dövize çevirenler… 

 

BOYKOT YAPILMALI

Nasıl ki marketler dövizin artışıyla fiyatları roket hızı ile çıkarıyorsa, fiyatları düşürmek zorundadır. Bu millet bu zincir marketlerden alışveriş etmemelidirler, talebi azaltmalıdırlar. Vatandaşımız bu noktada dirayetli olmalı bakkallarda bu durumu fırsata çevirip etiketler ile oynamamalıdırlar. Bu dengenin korunarak marketler zincirine karşı sokağın dengeli ve olması gerekir bu mesele bir ahlak biçimidir eğer siz dövizin bu hareketlerini görerek fırsata çevirmek için tüm üretim değerlerinizi terk ederek banka'dan aldığınız krediyi dahi dövize çevirerek hareket ederseniz bunun ahlaki ve ticari yanıda olmaz." şeklinde konuştu

 

"Türkiye 50 artı 1 kararını vermiştir"

Başkanlık seçimi hakkında değerlendirmede bulunan Külünk "Hiçbir şekilde bundan dönüş yoktur dolayısı ile bu anlayıştan rahatsız olanların temel rahatsızlığı Cumhur İttifakı'nın felsefe anlayışından rahatsızlıktır. Bu rahatsızlıklarını değişik vesilelerle ve farklı cümlelerle ifade etmeyi seviyorlar. Tartışma bitmiştir. Hüseyin Çelik bakanlık yapmış olduğu sıfat ile bunları söylüyor. Şu anda AK Parti'de herhangi bir görevi yok, cümlenin arka planına bakmak lazım. Bir el bir kez daha Türkiye'yi parlamenter sisteme dönüştürerek parlamenter sistemin çatışmalı ortaya

koymak lazım. ne pahasına olursa olsun kazanmak anlayışından vazgeçip yeni bir anlayış olan iktisadi anlayış modeline geçmemizin zamanı geldi." dedi.

 

"Dolar üzerinden yine saldırabilirler mi"?

Ülkeyi kaosa sürüklemek isteyenlerin yeniden döviz üzerinden hareket edebileceklerini dile getiren Külünk, "Dolar üzerinden yine saldırabilirler mi,  evet saldırabilirler. Bunlar çünkü durmayacak hedefleri Anadolu'yu teslim almak biz buna imkân vermeyeceğiz. Döviz satmaya kalkanlar vergi vereceğini almaya kalktığında da vergi vereceğini bilmesi gerekir. Birtakım mahfillerde böyle kirli bir hazırlık var ise devlet vatandaşın hukukunu korumak için gerektiğinde bu tedbirleri alır. Cari açıkların ortadan kalkacağı yeni 2030'lu yıllara ülkeyi taşıyacak üretim seferberliği başlatmamız lazım.

Türkiye artık bütün sektörlerde ara ürünleri üreten bir ülke haline gelmek zorundadır. Cari açığımız olmamış olsa dolar üzerindeki bu saldırıdan bu kadar etkilenmeyiz. Türkiye'nin dış borcu da çok az olur. Borçlanma üzerinden yüksek maliyetlerle borçlanma talebimiz olmaz süreç kısa bir süre işler düzelecek ve Türkiye kendi piyasalarında kısa zamanda yerine oturacaktır." ifadelerini kullandı.

 

"2023 seçimleri normal vaktinde yapılacaktır"

 

Muhalefetin erken secim söylemlerinin bir karşılığının olmadığını belirten Külünk, "2023 seçimleri normal vaktinde yapılacaktır. Dolayısı ile Cumhur ittifakı bu defteri kapattı seçimler normal vaktinde yapılacaktır. AK Parti döneminde seçimler 2015 yılı dışında normal süreçte yapıldı. 2023'te secimi de aynı şekilde normal suresinde yapılacaktır. CHP ve bileşenlerinin bu ekonomik darboğaz üzerinden acaba hükümeti değiştirebilir miyiz gibi bir anlayışla hareket etmeleri seçimi zaten kaybettiklerini göstergesidir. 2023'te milletsiz ittifakın bileşenleri kaybedecek 

genel başkanları istifa edecek Türkiye 2023 seçimlerinde yerli ve milli olmayan muhalefetin kurtulacak inanıyorum ki Türkiye yerli ve milli bir muhalefet ile karşılaşacak 2023 seçimlerinin en önemli faydası bu olacak." şeklinde kouştu.

 

"Adıyaman tarım, sanayi

ve petrol şehri olacak"

 

Adıyaman'ın barajdan faydalanması için gerekli görüşmeleri sağalmayacağını dile getiren Külünk, "Adıyaman bana göre tarım sanayi ve petrol şehri olarak anılacaktır. Adıyaman çok ciddi anlamda göç olacağına yürekten inanıyorum şehrin yöneticileri büyüyen Adıyaman altyapıları altyapısını şimdiden hazırlanmalıdır Adıyaman'da OSB deki yer sorunu ile ilgili adımlar atılmış ve inanıyorum ki tekstil merkezi haline gelecektir. Adıyaman'ın tarımsal sulama sorunu ile ilgili sorunu gündeme alacağım gerekli bilgileri aldıktan sonra Adıyaman'ın baraj sorunu var Adıyaman hak ettiğini görmek istiyor. Sulamada barajın daha etkili kullanmak istiyor. Bu dalgalanmaların vatandaşımızı rahatsız ettiğinin farkındayız. Vatandaşımızın moral noktasında tersine döndürüp, realite noktasında da tersine dönecek ve Türkiye bu süreci aşacaktır. Vatandaşımızın cebindeki paraya çevirerek sonrasında mutlu veya mutsuz olması bireysel kararıdır." dedi.