ADIYAMAN
Giriş Tarihi : 25-11-2021 16:48   Güncelleme : 25-11-2021 16:48

Süt üreticileri girdi maliyetlerinin çok yüksek olmasından şikâyetçi

​Covid-19 salgınıyla birlikte hayatın her alanında olduğu gibi süt üretimi yapan işletmeler de girdi maliyetlerine gelen çok yüksek zamlardan şikâyet ederek, iflasın eşiğine geldiklerini belirtti.

Süt üreticileri girdi maliyetlerinin çok yüksek olmasından şikâyetçi


Süt üretimi için kurdukları işletmelerin son gelen zamlarla birlikte kapanma noktasına geldiğini dile getiren üreticiler, yem, slaj ve daha birçok girdinin oldukça yüksek fiyatlara kendilerine mal olduğunu artık dayanacak güçlerinin kalmadığını belirtti.


"Geçen sene 310 TL'ye aldığımız slaj bu sene 600 TL olmuş"

Süt üreticisi Özgür Ezen sürekli gelen zamların kendilerini çok zor duruma koyduğunu dile getirerek, "Üretim için en başta aldığımız ürünlerin uygun olması gerekiyor ki bizde daha iyi ürünler üretip, süt verimi yüksek hayvanlara bakıp v daha iyi buzağılar üretebilelim. Sattığımızın sütün fiyatı da o zaman bizim için sıkıntı olmaz. Girdi maliyetleri yüksek olduğu zaman et, süt ve buzağıların fiyatların da yüksek olması gerekir ki biz ayakta kalabilelim. Samanı kendimiz ürettiğimiz için çok pahalıya gelmiyor ama sattın aldığımız yem, slaj, yonca bu tarz ürünlerin maliyeti yüksek. Slaj üretiminde ilaç girdisi, gübre ve elektrik masraflarını değerlendirdiğiniz de slaj şuan da çok pahalıya geliyor. Biz tonunu şuan da 6 yüz TL'ye alıyoruz. Bu maliyet bizim için çok yüksek bir rakam geçen sene tonunu 310 TL'ye alıyorduk. Slaj yüzde yüz artarken ancak bizim sütteki fiyatımız yüzde 20 artmış. Bu durum bir işletmenin ayakta durabilmesi için çok ciddi bir sıkıntıdır." dedi.


Veteriner Hekim Özgür Ezen

"Yem pahalı olduğundan kimse hayvan alıp beslemek istemiyor"

Girdi maiyetlerinin çok yüksek olması nedeniyle hayvan beslemek istemediklerine vurgu yapan Ezen, "Girdi maliyetleri çok yükse ama sattığımız ürünler uygun fiyatlara gidiyor. Ürün uygu fiyata gidince de üretici hayvan beslemek istemiyor. Bundan dolayı elindeki hayvanları elinden çıkarmak istiyor. Herkes hayvanını satmak istiyor şuan da. Satışa çıkan hayvanı canlı olarak kimse almadığı için mecburen kesime gönderiyor. Yem pahalı olduğundan kimse hayvan alıp beslemek istemiyor." ifadelerin kullandı.

"Tarım ve hayvancılığın sürdürülebilir bir tarafı kalmamıştır"


Zamların çiftçiliği bitirdiğine vurgu yapan Halil Reşber, "Tarım ve hayvancılığın sürdürülebilir bir tarafı kalmamıştır. Şuan da maliyetleri karşılayamayacak durumdayız. Bu şekilde giderse bir iki ay içerisinde bütün hayvanlarımızı elden çıkaracağız. Çünkü bu işin sürdürülebilir bir tarafı kalmamış şuan da biz zararına iş yapıyoruz. Ülkeyi kurtaracak biz değiliz iki, üç ay daha dayanırız ondan sonra da kendi haline bırakırız. Ondan sonra da damızlık düve ve inekleri satabilirsek satarız. Satamasak da kesime göndeririz. Bu sektör düzelene kadar da bu işe bir daha da girişmeyiz. Arpa 3 TL'yi, yem 3 buçuk TL'yi geçmiş. Dünya standartlarında 1 litre süt ile 1 buçuk kilogram yem alınacakken, şuan da bir kilogram yem dahi alabilecek durumdayız yemlerdeki girdilerden dolayı. Bu sadece yem ile ilgili olandır. Kaba yem, ilaç, mazot ayrı bir derttir. Üretici artık bunlarla baş edemeyecek durumdadır. Hepsi şuan da işi bırakma derecesindedir. Şuan imkanımız olursa hepsini satacağız ve beklemeye geçeceğiz." şeklinde konuştu.

"Girdi maliyetlerimiz yüzde yüzün üzerine çıkmış durumdadır"


Hâlihazırda çok sıkıntılı bir süreç geçirdiklerini dile getiren üretiicilrden Mehmet Reşber şu şekilde konuştu:

Simantal türü ineklerimizden 33 litre süt ortalamamızla 3 sağım yapan bir işletmeydik. Ancak son bir yıl içerisinde yemlere gelen zamlarla, girdi maliyetine gelen yüzde yüzün üzerindeki zamlarla birlikte elimizde hayvanlarımızı elden çıkarmak için uğraşmaya başladık. Biz diğer işletmelere göre kaba yemin büyük bir kısmını kendimiz ürettiğimiz halde yine biz çeviremiyoruz. Son altı ayda süt 3,2'nin üzerine çıkmadı. Ama girdi maliyetlerimiz yüzde yüzün üzerine çıkmış durumdadır. Yem satıcıları 'Biz gece saat 1'de zamları size bildirmek zorunda kalıyoruz.' diyorlar. Şuan günde 4 tır yem almamıza rağmen bize geliş fiyatı 180 TL'dir. Bu da kilogramın yaklaşık 3,7 TL olması demektir. Süt 3,2 yem 3,7 civarında bu çerçevede bizler artık bu sektörde bir şeyler yapmaktan ziyade bir kenara çekilip en azından zamlara karşı durmak için beklemek istiyoruz. Ama onu da yapamıyoruz. Bizim yapmamız gereken şeylerden bir tanesi hayvanlarımızın hepsini elden çıkarıp krizin bitmesini veya Tarım ve Orman Bakanlığının bu işle ilgilenenlere yönelik bir şeyler yapmasını beklemektir. Elimizde 3 yüze yakın gebe düve var. Biz bunların satışını yapamıyoruz. Biz yurt dışından hayvanlar getirilmesin diye çırp ülkemize faydalı olmaya çalışırken maalesef girdi maliyetlerinin yüzde yüz hatta yüzde iki yüzlerin üzerine çıkmasından dolayı bizler bu işten çekilmeye karar verdik.
"Sektör çökerse hepimiz enkazın altında kalırız"

Veteriner Hekim Ömer Aladağ ise tarım ve hayvancılığın ciddi anlamda desteklenerek ülke ekonomisine katkısının artırılması gerektiğini dile getirerek, "Tarım ve hayvancılık bir ülkenin gelişmesi ve ayakta kalabilmesi için devletin ve hükümetin birinci dereceden önem vermesi gereken bir alandır. Özellikle kırsal kesim ve nüfusun yüzde 40'ı tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlamaktadır. Bu insanlar et, süt, üreterek bu sektörün gelişmesini sağlıyor. Çok zahmetli bir yapan bu insanların tebrik edilmesi, sürekli desteklemek gerekiyor. Fakat özellikle son bir yıldır bu sektör can çekişmekte ve ayakta duramayacak durumdadır. Üreticinin hedefi hayvanlarını satıp bu işten kurtulmaktır. Hükümet olarak can çekişen bu sektöre sahip çıkılmadığında bu sektör bitecektir. Sektör biterse ülke olarak hepimiz zarar ederiz." dedi.


Hükümetin sektörü ciddi anlamda desteklemesi gerektiğini belirten Aladağ, "Bir yem girdisi için bu sektörü bu şekilde bitirmememiz gerekir. Bu sektör biterse yüksek fiyata bu hayvanları tekrar ithal etmek zorunda kalırız. Tarım ve hayvancılık olarak kendimizi korumadığımız zaman hangi alanda gelişim sağlayacağız. Bu sektörün ayakta kalması için çözüm bulmak zor değildir. Eğer hükümet çözüm bulmuyorsa ya niyeti yok ya da istemiyordur. Bu insanlarımıza bir şekilde sahip çıkarak sektörü yaşatmalıyız. Yoksa sektör çökerse hepimiz enkazın altında kalırız. Şuan da üretilen süt fabrikada üretilen yemin parasını çıkarmıyor. Bu için samanı, slajı, elektriği işçi masrafı, veteriner masrafı var, muhasebesi var. Bütün bunlar şuan cepten gidiyor. Bir iki dayandıktan sonra hepsi bu işi bırakacak. Bu anlamda acilen hükümetin bütün enerjisini ortaya koyması gerekir." ifadelerini kullandı. (İLKHA)