ADIYAMAN
Giriş Tarihi : 14-06-2021 22:16   Güncelleme : 14-06-2021 22:16

ADIYAMAN BUNU HAK ETMİYOR Su içerisinde susuzluk çeken Adıyaman çiftcisi Atatürk barajı nimetlerinden yararlanacağı günü bekliyor

Bir yanda milyonlarca lira harcanarak kurak Mardin Ovasına sulama kanalları açabilecek güce sahip olmak öte yandan barajlarla çevrili Adıyaman'da çiftçinin kuraklıkla boğuşması birçok soruyu beraberinde getiriyor. DEVA Partisi Adıyaman İl Başkanı Uğur Dündar tamamlanan Ceylanpınar ve Mardin'e sulama amaçlı iletim hattı üzerinden Adıyaman'ı değerlendirdi.

ADIYAMAN BUNU HAK ETMİYOR  Su içerisinde susuzluk çeken Adıyaman çiftcisi Atatürk barajı nimetlerinden yararlanacağı günü bekliyor
Dündar yaptığı açıklamada, "Ceylanpınar ve Mardin'e sulama amaçlı iletim hattı Türkiye'nin en büyük suni nehri, 221 kilometre uzunluğundaki Mardin/Ceylanpınar ana kanalı tamamlandı. Mardin Ovası'nda yaklaşık 1 milyon dekar arazi sulanarak tarım ile kalkınmaya önemli bir katkı sağlanacak. Hem de pompaj sistemiyle öyle kendi cazibesiyle değil. Siyasi etik memlekete yapılan güzel işlere teşekkür etmeyi gerektirir. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Mardin ve Urfa çiftçisine bol kazançlar diliyorum. " Peki bu denklemde Adıyaman'da nerede? Dündar açıklamasına şöyle devam etti: "Göreve geldiğimden beri her kaleme aldığım yazıda tarım da sulamanın önemine vurgu yaptık. Demek ki 221 km ye yakın su iletim hattı yapılabiliyormuş. İktidar partisine sesleniyorum. Haziran da arpa hasadına gittiğim tarlada dönümüne 240 kg mahsul alan Adıyaman çiftçisi kara kara düşünürken bu yatırımın Adıyaman da yapılamaması bizleri ziyadesiyle üzmektedir. Adıyamanlı hemşerilerimiz ve çiftçilerimiz sizden müjde değil icraat bekliyor. Kuru tarım ile geçinemiyor. Gecemizi gündüzümüze katıp sizlere destek olalım yeter ki ilimizde bu yatırımlar olsun. Ama acele edin bir sonra ki döneme kalırsa #Deva Partisi stratejik önceliğini tarım olarak belirledi. Bizim iş yükümüzü almış olursunuz. Aynı zamanda bu memleket sizi güzel hatırlar." Dündar açıklamasında son olarak "Tabi şunu belirtmekte fayda var ki su iletim hatları ve diğer entegre yatırımlar 1989 GAP eylem planında ki yatırım projeleri. Ama maalesef 30 yılı aşkın süredir tamamlanamamış hatta Adıyaman'ın GAP planında ki yatırım ilerlemesi yüzde 5 i bulmamıştır. Bu iş yatırım planlamasıyla, stratejik öncelik ile ele alınmalı lakin stratejik önceliğimiz nepotizm, adam kayırma, tayin ve terfi işleri olduğu için pek GAP'a eğilemiyoruz." ifadelerini kullandı. Kuraklıktan olumsuz etkilenen Mardin'li çiftçinin yüzü sulu buğdayda güldü Mardin Ovası’nda sulu tarım arazilerinde verim kaybı olmadı. Üretici de aldığı verimden memnun kaldı. Türkiye’nin önde gelen hububat merkezlerinden biri olan Mardin Ovası’ndaki kuru tarım arazilerinde arpa, buğday ve mercimek hasadı, geçtiğimiz günlerde kuraklık gölgesinde başlamıştı. Kuru arazilerde kuraklık nedeniyle ciddi verim kaybı yaşanırken zarar eden çiftçinin yüzü, sulu arazilerdeki buğday hasadında güldü. Sulu tarım arazilerinde verim kaybı olmadı. Üretici de aldığı verimden memnun kaldı. Mardin’in Kızıltepe ilçesine bağlı kırsal mahallelerde çiftçilik yapan vatandaşlar, İLKHA muhabirine, kuraklık nedeniyle kuru arazilerdeki ekinlerde geçen yıla göre çok büyük bir verim düşüklüğü yaşanıldığını, ancak yüzlerinin sulu arazilerde güldüğünü söyledi. Emrah Keren “Dekar başına verim 600-700 kilogram arasında” Sulu tarım arazilerinde verim kaybının hiç yaşanmadığını belirten Emrah Keren, “Kuru tarlalardaki buğday hasadının ardından sulu arazilerdeki buğday hasadı başladı. Kuru tarlalarda kuraklık nedeniyle verim düşüklüğü yaşandı. Çok şükür ki, sulu arazilerde verim kaybı hiç yok. Ekimin yapıldığı tarlalarda dekar başına verim 600-700 kilogram arasında. Biz şu an saman karşılığında üstüne bir de para vererek biçim yapıyoruz. Çünkü kuraklık nedeniyle saman fiyatları çok yüksek. Çiftçinin yüzü sulu tarımda güldü, inşallah böyle devam eder.” diye konuştu. Ahmet İmir “Saman buğdaydan daha pahalı oldu” Arpa ve mercimeğin ardından buğday hasadına başladıklarını belirten çiftçi Ahmet İmir ise şunları söyledi: “Bu sene çok büyük bir kuraklık yaşandı. Bu kuraklık kuru arazilerde verim düşüklüğüne neden oldu. Neredeyse yüzde 50 verim düşüklüğü oldu. Ama çok şükür, sulu araziler kuraklıktan etkilenmedi. Sulu arazilerde verim çok iyi, samanı çok iyi. Rabbim yüzümüze güldü, elhamdülillah. Kuyusu olmayan çiftçiler çok mağdur oldu. Kiminin de mahsulü yandı. Sulu arazide verim bu yıl çok iyi, çünkü dekar başına 800 kilogram verim alan da var. Bu sene saman da buğday kadar değerlidir. Hatta saman buğdaydan daha pahalı olmuş. İnsanlar artık hayvanları yetiştiremiyor. Bunun nedeni de samanın altın gibi değerli olmasıdır.”