ADIYAMAN
Giriş Tarihi : 01-06-2021 12:52   Güncelleme : 01-06-2021 12:52

ADIYAMAN GAZETECİLER CEMİYETİNDEN BASIN MENSUPLARINA YAPILAN SALDIRILARA TEPKİ

Halkın sorun ve sıkıntılarını dile getirmek için karşılıksız bir şekilde gece gündüz demeden çalışan mesai mefhumu gözetmeyen tarafsız basın mensuplarına yönelik takınılan tavır ve uygulamalar 90'lı yılların karanlık günlerini hatıra getirdi. Adıyaman Gazeteciler Cemiyeti (AGC) üyelerini hukuksuz bir şekilde gözaltına alıp KOM şubede Sorgulayan, Radyotek sahibi Selahattin Alptekin'i darp eden şahısların bağlantıları ve kimin adına bu hukuksuzlukları yaptıkları derhal aydınlatarak kamuoyunun vicdanı rahatlatılmalıdır.dedi.

ADIYAMAN GAZETECİLER CEMİYETİNDEN BASIN MENSUPLARINA YAPILAN SALDIRILARA TEPKİ
Konuyla ilgili bir açıklama yapan AGC Başkanı Zeki Dişkaya, "Ülke genelinde olduğu gibi ilimizde de basın susturulmaya çalışılıyor. Adıyaman'da basını susturmaya çalışan kim, bizim aradığımız bu. Biz de enerji de, bu konuyla ilgili mücadele azminin de olduğunu herkes bilir. Bu konuyu son ana kadar kovalayacağız. Adıyaman'da basını susturmaya çalışan kim? Neden bunu söylüyorum nereden buraya geldik? Sistemli bir şekilde ilimizde basının üzerinde kurulmaya çalışıldığını ibretle seyrettiğimiz bir baskının varlığını hissetmedik biz gördük. Oysa 24 saat canla başla çalışan basın mensupları. Bütün saldırılara maruz kalan basın mensupları. Devletten 15-20 milyon maaş almadan milleti, ülkesi ili için çalışan basın mensupları. Hırsızlıkları, yolsuzlukları deşifre eden basın mensupları." dedi. ‌Bu kadar ulvi bu kadar kutsal bir görevi ifa eden basın mensuplarına karşı son bir hafta on gün içinde olanları kamuoyuyla paylaşmak istiyorum. ‌1) 20.05.2021 saat 10.30 basın tabelası asılı olan bir arkadaşımızın aracına polis gider ve ilgiliyi çağırır ve aracın sahibi gelir 'Basın tabelasını asmanız mahsurlu'? 'Olabilir, sorun buysa sökeriz.' 'Hayır, sökme olmaz aracınızı karakola götüreceğiz.' 'Buyurun efendim.' ve bu şekilde iki arkadaşımızı karakola götürürler. Karakolda yarım saat tutarlar sonra nereden geldiyse emir gelir bu arkadaşlarımızı alırlar KOM şubeye götürürler. Basın mensubu KOM şubeye götürülür ve orada tam iki saat arkadaşlar sorgulanıyor ve arkadaşlarımızı Adıyaman Gazeteciler Cemiyetinin vermiş olduğu tanıtım kimlik kartlarına el konur ve 'Bunları taşımanız suçtur, biz size bunları taşıtmayız.' deyip ellerinden alınıyor. Çok sevip değer verdiğim emniyet müdürümüzden ve yetkililerimizden buradan arzımızdır. Bu emri veren, bu planı yapan kim? Bu basın kartlarına el koyan ya da koyduran güç kim? Bu güç karanlık bir güç, devletin üzerinde zafiyeti olan insanlar olabilir. Ben devlete bunları ayıklamak üzere bu konuyu da açığa çıkartmak üzere buradan çağrı yapmak istiyorum. Basın mensupları benim şerefimdir. Basın mensupları AGC'nin onurudur, ben bunu çiğnetmem bunun böyle bilinmesi lazım." ifadeleri kullanıldı. ‌"Basın Savcımızın konuyla ilgili haberi yok" Savcılık izni olmadan keyfi muameleyle baş başa kalan üyelerinin üzerinde baskı kurmaya çalışan şahısların ortaya çıkarılması için yetkililere çağrıda bulunan Dişkaya "Akabinde Cumhuriyet Başsavcılığı'na gittik. Sayın savcımızla görüştük. Sayın Basın Savcımızın konuyla ilgili haberi yok. Böyle şey olur mu? Akabinde emniyetle savcılık görüştü. Sorun çözüldü ama bizim istediğimiz şu. Bu operasyonu bu iki kimlik kartına el koyduran kim? Bu tarihte emir kimden geldi, bu yönlendirmeyi kim yaptıysa bunu yapan ve yaptıran yanlış bir adam. Bunun mutlaka tespit edilip bununla ilgili gereken yasal işlemin yapılması gerekir." şeklinde konuştu. ‌Dişkaya açıklamalarının devamında, "Esas ikinci konumuz Adıyaman Gazeteciler Cemiyetimizin yönetim kurulu üyesi olan Medyatek'in sahibi Radyotek'in sahibi Gazete Tek'in sahibi Selahattin Alptekin kardeşimiz radyosundan çıkmak üzereyken asansörün kapısında birilerinin saldırısına uğradı. Ve bu saldırı sonucu darp edildi. Bu darp doktor raporuyla belgelendi. Emniyete konu intikal etti. Aldığım bir duyum saldırganın yakalandığı yönünde. Ne denecek bilmiyorum ama dün alınan kimlik kartlarınız bugün basın mensubunun yapılan bu fiili saldırı arada bir bağ mı var? Basına bir komplo mu var. Biz bunun süratle ortaya çıkarılmasını devletten bekliyoruz. Özellikle Selahattin kardeşimize yapılan bu saldırı kimler tarafından yaptırıldığını, hangi haberden rahatsız olanların bunu yaptırdığının mutlaka ortaya çıkarılmasını istiyoruz." dedi. "Bu olayı ülkenin gündemine de düşüreceğiz" Olayın takipçileri olacaklarını ve gündem de tutacaklarını dile getiren Dişkaya, "Bu kişinin son 10 gün yaptığı bütün telefon görüşmesini ve bütün görüşmelerinin mutlaka açığa çıkarılması ve bu adamla ilgili gerekli yasal işleminin en ağır şekilde yapılmasını bütün basın camiası olarak bekliyoruz. Biz bu konuyu Güneydoğu Anadolu Gazeteciler Federasyonunun gündemine de düşüreceğiz. Türkiye Gazeteciler Federasyonunun gündemine de düşüreceğiz biz bu olayı ülkenin gündemine de düşüreceğiz. Çünkü basına olan bu saldırıyı bizim kabul etmemiz mümkün değil. Basın susturulmaya çalışıyor. HALKINSESİ GAZETESİ sahibi arkadaşımız bir haber yapıyor ve bu haberden sonra aldığı tehdit telefonlarının haddi hesabı yok. Bir taraftan haber yapılıyor basın mensuplarına saldırılıyor. Diğer taraftan basın kimlik kartını taşıyan mensuplarımızı KOM şubeye alıyorlar. Biz şartellerimizi indirelim mi, basını susturalım mı? Birileri bunu istiyor." ifadelerini kullandı. ‌ "Bu tetiği çektirenin kim?" Dişkaya son olarak, "O vesileyle basın mensuplarının güvenliklerinin sağlanması, Selahattin Alptekin kardeşimize yapılan saldırının bütün teferruatıyla ortaya çıkarılması. Tetikçilerinin peşinde değiliz. Bu tetiği çektirenin kim olduğu, bu saldırıyı yapanın mutlaka ortaya çıkarılmasını talep ediyoruz. Özellikle emniyet teşkilatımıza ve saygı değer müdürümüze de basın mensuplarının ne şekil ve kimlerin aldırdığını ve hangi derece aldırdığını ve hangi yasaya dayanarak aldırdığını da kamuoyuna açıklanmasını en azından bize bildirilmesinde fayda olduğu kanaatindeyim. Halkın Sesi Gazetesi ile ilgili de arayan arkadaşlarımız sadece beni üzdüler bir gazeteci haber yapıyor. Siz onunla ilgili arkadaşı arayıp hakaret edip tehdit ederseniz basın işini yapamaz. Basın susar basın susarsa halk susar. Bunlar hep emekçi insanlar canını dişine takmış haber peşinde koşan haksızlığa, hırsızlığa ve arsızlığa karşı mücadele eden bu insanlara bu yapılmaz. Bu konuyla ilgili yetkili kurumlardan cevap beklediğimi bir kez daha arz etmek istiyorum." dedi.