KAHTA
Giriş Tarihi : 27-05-2021 18:20   Güncelleme : 27-05-2021 18:20

İsmet Çetinkaya: '27 Mayıs Darbesini ben yaşadım'

​Ülkenin başbakanı ve iki bakanının idam edilmesine kadar varan 27 Mayıs 1960 darbesinin üzerinden tam 61 yıl geçti.

İsmet Çetinkaya: '27 Mayıs Darbesini ben yaşadım'
Adıyaman Akıncılar Belediye Başkanı İsmet Çetinkaya 27 Mayıs 1960 ihtilali ve darbesini değerlendirdi. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde gerçekleşmiş ilk askerî darbe özelliği taşıyan 27 Mayıs 1960 ihtilali veya darbesi, emir komuta zinciri dışında 37 düşük rütbeli subayın planları ile Tümgeneral Cemal Madanoğlu'nun komutanlığında yapıldı. 1950 yılında halkın oylarıyla iktidara gelen Demokrat Parti'nin ülkeyi "gitgide bir baskı rejimine" ve "kardeş kavgasına götürdüğü" iddialarını ortaya atan Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde bir grup subay, 27 Mayıs 1960 sabahı ülke yönetimine bütünüyle el koydu. Kritik mevziler bu subayların ellerindeki asker ve silahlarla önce ordudaki komuta kademesinin etkisiz hale getirilmesi ile ele geçirildi. Cumhurbaşkanı Celal Bayar, başbakan Adnan Menderes ve bazı hükûmet üyeleri tutuklandı. 235 general ve 3500 civarında subay (daha çok albay, yarbay, binbaşı) emekliye sevk edildi, üniversitede bulunan 147 öğretim görevlisi görevden alındı ve bazı üniversiteler kapatıldı.. Bununla beraber 520 hâkim ve yargıç görevden alındı. Çetinkaya sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada,"Türk demokrasi tarihinin kara lekesi olan ve millet vicdanında derin yaralar açan bir kara tarihtir. İhtilalin ilk günü hükümetin bütün bakanları ve bütün Demokrat partili milletvekilleri yakalanıp Yassıada'ya sürgün edilmişti. Bunların içinde Kahtalı, Senatör M. Sırrı Turanlı da vardı. Demokrat partili, Başbakan Adnan menderes, Dışişleri Bakanı Fatin rüştü Zorlu, ve Hasan Polatkan, şahitsiz bir şekilde idam edilmişti. Ayrıca, yassı adada bir bakan, Namık Gedik intihar etmiş." ifadelerini kullandı. "7 kişi adada işkenceden vefat etmişti" Çetinkaya çocukluk yıllarında gerçekleşen darbeyle ilgili olarak "27 Mayıs 1960 benim için de unutulmayacak bir gündür. Çocukluğum ve gençliğimin geçiş dönemimde bende derin izler bırakan unutulması ve telafisi mümkün olmayan acı duygular oluşturmuştu. Ben 12 yaşındaydım, babam Demokrat Parti il Genel Meclis üyesi olduğu için gözaltına alınmış ve tutuklanmıştı. Bizim evin odası mühürlenmiş, aile olarak sokağa çıkma yasağı konulmuş, beni okulumdan men etmişlerdi. Jandarma her sabah ve her gece bizim evi kontrole gelirdi. Bizim evde gece lamba yakmak yasaktı, Gündüz evden dışarı çıkmak yasaktı. Yiyecek ihtiyacımızı jandarma gözetiminde komşular getirirdi. Bu hayatımız 3 ay devam etti. Babamdan 3 ay haber alamadık. Daha sonra, Rahmetli Zeynel Turanlı (Zeynel ağa) Sivas kampına sürgün edildi. Babam, Güllü Çetinkaya, ve H. Yusuf Erdem, tutuklanmıştı." dedi.