Advert
Advert Advert
Büyüdükce Tükeniyoruz
Ömer Aladağ

Büyüdükce Tükeniyoruz

“Fatih Sultan Mehmet Han, bir gün yiyecek ve diğer tüketim mallarına konulan fiyat sınırını ve tüketim mallarının kalitesini kontrol etmek için kıyafet değiştirip pazara çıkar. Bir esnafa uğrar, selam verdikten sonra ihtiyaçlarını sıralar. Kendisine yarım kilogram ağırlığında yağ, yarım kilogram ağırlığında peynir ve yarım kilogram ağırlığında bal ister. Dükkan sahibi yağı tartıp, parasını hesap ettikten sonra, diğer ihtiyaçlarını karşı komşudan almasını ister. Çünkü onun siftah etmediğini ve mallarının da daha kaliteli olduğunu söyler. Bunun üzerine Fatih Sultan Mehmet Han karşı komşuya geçer. Kendisine peynir ve bal tartmasını söyler. Dükkan sahibi peyniri tartıp hesabı yaptıktan sonra bal ihtiyacını da yan komşudan almasını ister. Allah’a şükür kendisinin siftah yaptığını, çocuklarının nafakasını çıkardığını, fakat yan komşunun siftah yapmadığını söyler. Bu durum karşısında, Fatih Sultan Mehmet Han, şu unutulmaz tarihi gerçeği bize miras bırakır.”: “Bu milletteki ahlaki istikamet yok mu, ona dünyaları fethettirir. Milletin ahlaki saflığına zarar verenleri ise Allah kahretsin.” Diyerek yoluna devam eder. Evet, mirasını devir almamız gereken ceddimizin saflığı, dürüstlüğü, fedakârlığı, ve toplumsal düzenimizin ekonomik, sosyal mimari yapısındaki denge... Hepimizin bildiği bu hikaye bizi bize taşımakta. Bizi değerlerimizle barıştırmak istemekte. Kendimizi fethetmeden, başka yürekleri fethetmek mümkün mü? Yozlaşma, kokuşma her taraftan bizleri sarmalamış. Komşuyu düşünmekten öte, bize gelen müşterileri bile kandırabiliyoruz. Bütün manevi değerlerimizi heba ederek, daha zengin olabilmek için ve daha sömürebilmek için çaba sarfetmekteyiz. Düzenimizi ve vicdani dengemizi kaybettik. Dayanışma ve yardımlaşmayı unuttuk. Kaliteyi üreten, çalışkan insanımızı önemsemedik. Sosyal dokunun harcı olan esnafımız gün geçtikçe işlemez oldu. Tekelleşme ile aşırı kazanç kuşattı dünyamızı. Ticaret savaşlarının yoğunlaştığı küresel dünyamızda mazlumların sayısı gün geçtikçe arttı. Ciddi lüks tüketim hastalığına yakalandık. İsraf başını aldı gitti. Çok üretimden dolayı insanları lüks tüketime sevk eden işleyiş hayatımızı anlamsızlaştırdı. Erdemi bırakıp,siyasi otoriteyi zenginleşme ve baskı aracı kıldık. Hepimiz yenik düştük. Komşumuzu unuttuk, fırsatçılık, stokçuluk, yükselen kurlara yenik düştük. Para hırsı, daha çok kazanmak için büyüdükçe eridik ve tükendik.
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Adıyaman’da “3-9 Kasım Organ Bağışı” Etkinlikleri
Adıyaman’da “3-9 Kasım Organ Bağışı” Etkinlikleri
FETÖ Davasında Karar
FETÖ Davasında Karar