ADIYAMAN’IN KENT KİMLİĞİ
YÜKSEK MİMAR MERVE ÖZTÜRK

ADIYAMAN’IN KENT KİMLİĞİ

Merhabalar, ben artık bu köşede Adıyamanımızın tarihi ve kültürel gelişimi, sahip olduğu değerleri ve kent kimliğini anlatan kimi zaman anektodlar içeren makaleler yazacağım. Fakat bir mimar olarak üzüntü duyduğum konu; tarihi en eski yerleşim yerlerinden biri olan memleketimin çok derin bir kültüre, turistik sit alanlarına sahip olmasına rağmen internet sayfalarında bile bunlarla ilgili yeterli bilginin yer almamasıdır. Bilindiği üzere medeniyet tarihinde Mezopotamya bölgesinin ayrı bir önemi vardır. Adıyaman’ında bu coğrafyada yer alan bir il olarak önemi oldukça büyüktür. Arap tarihçilerinin ‘Bereketli Hilal’ (Resim 1) dedikleri coğrafyanın en kuzeyindedir. Orta Fırat Bölümü illerinden biridir. Torosların güneydoğu uzantıları il topraklarını kaplar, ilde yükselti güney’den kuzeye doğru artar. Doğuda Diyarbakır, Batı’da Kahramanmaraş, Güney’de Gaziantep ve Şanlıurfa, Kuzeyde Malatya illeriyle çevrilidir. Besni, Çelikhan, Kahta, Samsat, Tut, Gerger, Sincik ilimizin ilçeleridir. Merkez ilçe dahil olmak üzere 9 ilçesi ile 406 köyü vardır. Resim 1: Bereketli Hilal Haritası Tarihinin M.Ö. 40.000 yıllarına kadar gittiği tahmin edilmekle beraber, bilinen ve yazılı kaynaklara dayanan tarihi 4000 yılı geçmektedir. Yapılan kazılarda Pirin, Palanlı, Haydaran, Alğan ve Zey köyleri civarındaki mağaralarda tarihin en eski devirlerine ait resimler bulunmuştur. Romalılar döneminde Hierapolis(Kutsal Şehir) ismi verilen memleketimizin, günümüzde Arapça ‘Hısn-ı Mansur’, Kürtçe ‘Semsûr’,Türkçe ise‘Adıyaman’ denildiği ve 16 değişik medeniyete ev sahipliği yaptığı bilinmektedir. Bunların en çok bilineni Kommagene Krallığı olmakla beraber ilimiz ile neredeyse özdeş kabul edilmektedir. Birçok kaynakta suyunun güzelliğinden bahsedilmektedir. Yolcuların, kervanların, orduların dinlenme yeri olarak kullandığı anlatılmaktadır. Bu antik kentin Roma döneminden kalan çeşmesi (Resim 2) halen kullanılmaktadır. Ancak üzerinde bir anıtın yazılmamış oluşu oldukça üzücüdür. Çünkü görüpde bilmeyenler Roma Çeşmesi olduğunu anlamayabilirler. Resim 2: Roma Çeşmesi Kommagene uygarlığının Adıyaman’a armağanı olan UNESCO tarafından ‘Dünya Kültür Miras’ listesine alınan Dünyanın 8. Harikası olan Nemrut Dağı, Perre Antik Kenti, Eski Kahta Kalesi, Karakuş Tümülüsü, Cendere Köprüsü gibi birçok şahesere ev sahipliği yapmaktadır. İli boydan boya kuşatan Fırat Nehriyle birlikte 80 arkeolojik, 30 dini ve kültür, 17 sivil mimari ve 15 doğal sit alanı mevcut olup özellikle kültür turizmi için sahip olunan olanaklar eşsizdir. Ayrıca göl, termal vb. doğal turizmi ve inanç turizmi açısından da önemli bir potansiyele sahip olup su bakımından zengindir. Müslümanlar bu kenti fethettikten sonra şehri taşımaları ile İslami kimliğine kavuşan Adıyaman, Emevi komutanı Mansur b. Cavan zamanında Antik Perre terk edilerek, 5 km güneyde yeniden inşa edilen şehrin merkezinde yığma bir iç kalede oluşturulmuştur. İç kalenin doğu eteğinde Camii Kebir(Ulu Cami) yapılmıştır. Ve çarşısı burada kurulmuştur. Bugün hala ayakta duran bu cami, ilimizin en büyük camisidir. 1863 yılında eski cami yerine Dulkadiroğulları’ndan Alaüddevle tarafından yaptırılmıştır. Ve bu cami o dönemlerde mimar, mühendis zor bulunduğu için bir usta tarafından yapıldığı söylenmektedir. Çok değerli Babacığımın anlattığı bir rivayete göre; Ulu Caminin yeri bir bataklık olduğu için çok fazla su çıktığından usta caminin temelini atıp gitmiştir. 7 yıl sonra geri dönmüş ve camiyi tamamlamak istemiştir; halk önce nasıl bırakıp gidersin diye kızıp karşı çıkmıştır.Buna karşın ustanın cevabı ise şöyle olmuştur: ‘Bataklığın kuruması için bu şekilde bırakmam gerekliydi. Şimdi caminin temeli daha sağlam olacak ve tarih boyunca yıkılmadan ayakta duracaktır.’demiştir., Kuzey tarafında ceviz ağacından yapılmış olan ahşap kapısında 1902 yılında restore edildiği yazılmaktadır. 1977 yılında koruma altına alınmıştır. Son olarak 2017 yılında restore edilmiştir. Adıyaman ile Diyarbakır’ı, Kahta ve Siverek arasında bağlayan yol 1992’de Atatürk Barajı’nın yapılmasıyla sular altında kalmıştır. İki yaka arasında feribot seferleri ile sınırlı şartlarda sağlanabilen ulaşım 2015 yılında Türkiye’nin en büyük 3. asma köprüsü olan Nisibbi Köprüsünün tamamlanması ile rahatlamıştır. Kültür , bir toplumun tarihsel gelişme süreci içinde yaratılan bütün değerlerle, bunları kullanmada, sonraki kuşaklara aktarmada kullanılan, insanın ve o toplumun kimliğini belirleyen araçların tümüdür. Yani; yemek, gelenek-görenek, misafir ağırlamak, düğün, cenaze, her şey demekle beraber bir yaşam tarzı demektir. Adıyamanımızın kendine özgü birçok kültür değeri varken hiçbiri hakettiği değeri görmemektedir. Zira sürekli yıkılıp yerine yenilerinin yapıldığı kişiliği olmayan yapılar nedeniyle birbirini takip eden nesiller birbirlerine ve kültürlerine yabancı hale gelmişlerdir. Adıyamanımızın tüketme, okutma, ikamet etme, para kazanma yeri olmaktan çıkarılarak, yaşamı paylaşma, kültürel bütünleşme, aidiyet geliştirme ile kimlik erozyonu sorunu çözülebilir. Şehrin sınırları içerisinde kalan tarihi Tuz Hanı'nın Karadağ’dan gelen Adıyaman taşları ile yapılan 200 yıllık bir tarihi vardır. Ancak gerekli bakım yapılmayıp yıkılmaya terkedilmişti. Gerçekleştirilen Restitüsyon projesi ile yeniden yapımına başlanılmıştır. Eğer daha önceleri hanı korumak için gerekli projeler geliştirilmiş olsaydı, buram buram tarih kokan bir tuz hanımız olabilirdi. Bunun gibi halen yenilenme çalışmaları bekleyen oturakçı pazarı, tarihi evler, selçuklu iş hanı gibi birçok eser bulunmaktadır. Bu eserler için daha fazla geç kalınmadan gerekli yenileme projelerinin yapılması gerekmektedir. Resim 3: Tarihi Tuz Hanı Resim 4: Tarihi Tuz Hanının Yıkılmış Hali Şehir merkezinde bulunan hanların, hamamların ve tarihi çarşıların günümüz mimarisi ile ilişkilendirilerek bu alanların işlevlendirilmesi gerekmektedir. Çevre illerin gelişmişliği göz önüne alındığında, Adıyamanımız da başlı başına bir turizm kutbu olacak potansiyele sahip olmasına rağmen hak ettiği ilgiyi çekememiştir. Bu nedenle ben de buradaki yazılarımla Adıyamanımızı yaşayan ve yaşanılır bir şehir haline gelebilmesi için bu konuya öncelikle yerel yöneticilerimizin ve diğer sorumlu kuruluşlarımızın da dikkatlerini çekmeyi hedefliyorum. Sevgi ve saygılarımla…
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
MİLLET BAHCESİ İHALESİ GERÇEKLEŞTİ
MİLLET BAHCESİ İHALESİ GERÇEKLEŞTİ
   Zabıta Personeli Yemekte Bir Araya Geldi
Zabıta Personeli Yemekte Bir Araya Geldi