Ümraniye Masöz
Advert
BABALAR GÜNÜM KUTLU OLSUN…
Mahmut BEKTAŞ (DOSTLUKLA)

BABALAR GÜNÜM KUTLU OLSUN…

BABALAR GÜNÜM KUTLU OLSUN… Bir kocaman yıl 365 gün, 8760 saattir… Yaşadığımız ve nefes aldığımız sürece üst üste biriktirdiğimiz yıllar. Her bir yılın içinde sakladığımız hasretlerimiz ,gözyaşlarımız, üzüntülerimiz, sevinçlerimiz, mutluluklarımız , mutsuzluklarımız Bugün susarak özlemek, konuşmadan dertleşmek istiyorum kendimle. Hasretleri, gözyaşlarını, üzüntüleri, sevinçleri, mutlulukları, mutsuzlukları gömdüğüm, üzerini küllendirdiğim yüreğimi deşelemek kısacası sizlere bu yazımı yazdığım Babalar gününde kalemim ile dertleşmek, Bir adım daha ileri giderek ağlamak istiyorum. Baba yüreği serttir derler, Sert granit kaya gibi, Parçalanmaz, yumuşamaz , Çelikten daha çeliktir derler. Baba’lar ağlamaz Babalar duygularını dışa yansıtmaz, yansıtamaz. Onların gözyaşları göz çukurlarının içine hapistir. Yürekleri demir kafesin içindedir. Baba candır, baba ocaktır, baba evin direği, ailenin bükülmez bileğidir. Sırtına vurulan yüklere aldırmaz, yıkılmaz, yalpalamaz. Bizde çocuktuk. Bizim de babamız vardı, annemiz vardı. Gül kokusuna doyamadığımız ana kucağı, başımızı yasladığımız dağ gibi anlı, şanlı ve de şerefli babamız. Şimdi Bu anlamlı ve en çok da ihtiyaç duyduğum, yalnızlaştığım, gücümün iyiden iyiye zayıfladığı bugün de yoklar Acımasız yıllar, acımasız saatler bütün güzellikleri yok ettiği gibi onları da elimden alıp gittiler. Geriye sadece hasretleri, yerini asla dolduramadığım büyük bir boşluk bıraktılar. Şöyle bir düşünün Bakın kimler geldi kimler geçti, Her yıl alıştığımız o yüzler bir yıldız misali kayıp gidiyor hayatımızın içinden. Çocukken büyümeye, büyüyünce zamanı durdurmaya hatta geri döndürmeye çalışıyorsunuz. Hayatınızda keşkeleriniz artıyor, hayata bakış açınız değişiyor, Uğruna savaş açtığımız doğrular azalıyor, direnişiniz kırılıyor. İnsan zamanla kendinden de göçmeye başlıyor. İşte göç zamanla bütün bir hayatını yaşlı bir bedene sığdırmakla aynı anlama geliyor. O güzel insanların o güzel atlara binip gittikleri yeri özlemeye başlıyorsunuz. Nasıl da geçti habersiz o güzelim yıllar. O zor geçen hayat şartları içerisinde, Bazen çocuklarınızın büyüdüğünü, yaş günlerini, kendinizin evlilik yıldönümünü unutuyorsunuz. Oysa onların doğdukları gün yaşadığınız sevinçler, evlendiğiniz gün yaşadığınız büyük heyecan o yılın en çok iz bırakan olayı değil miydi? Veya kaybettiklerinizin ölüm yıldönümleri? Sahi hangi günlerdi? Her bir yıla acılar ekerek, baba gitti, anne gitti, evlat gitti, abla gitti! Sevdiğimiz insanları birer birer toprağa verdik. Genç Hasanım gitti, Ahmet abi gitti, Ali,Mehmet.Aziz ve daha yarası taze olan baba yarısı Hüseyin amcam gitti. Can gitti, yoldaş gitti. Hayatın sizi nereye sürükleyeceği meçhul. Corona virüs Salgın döneminde bunu daha iyi anladık. Ailelerimizi yeniden keşfettik. Komşumuzla, eşimizle-dostumuzla ekmeğimizi paylaştık. Sadece ülkemiz için değil bütün dünya için üzüldük. Unuttuğumuz bazı değerleri yeniden kazandık. Hiç birimizin bir sonraki gün için garantisi yok… O zaman, Zamanı yitirmek yerine en güzel anılarla Bizi biz yapan büyüklerimiz ANNE ve BABAMIZ gibi hayatı bitirmek gerekmez mi? 33 yıldır Büyük özlemini çektiğim, BABAM’IN VE TÜM BABALARIN BABALAR GÜNÜNÜ KUTLUYORUM. Saygılarımla.
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sakarya'daki patlama biri ağır 74 yaralımız, 2 can kaybımız var
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sakarya'daki patlama biri ağır 74 yaralımız, 2 can kaybımız var
Adalet Bakanlığı, görevde yükselme ve unvan değişikliği ilanını yayımladı
Adalet Bakanlığı, görevde yükselme ve unvan değişikliği ilanını yayımladı
eşya depolama uluslararası evden eve nakliyat