Advert
İNTİHAR ÖNLENEBİLEN BİR EYLEMDİR YETER Kİ FARK ET!
Uzman Klinik Psikolog Rahime Gürsoy

İNTİHAR ÖNLENEBİLEN BİR EYLEMDİR YETER Kİ FARK ET!

Dünya Sağlık Örgütü (World Healt Organizatian) 1974 yılında intihar eylemini ‘kişinin değişik derecelerdeki ölüm niyetiyle bilinçli bir şekilde kendine zarar vermesi olarak’ tanımlamaktadır.İntihar, sadece bireyi değil; ailesini, arkadaşlarını ve toplumu etkileyen biyolojik, psikolojik ve sosyolojik yönleri olan yıkıcı bir eylemdir.Herhangi bir psikiyatrik hastalığın olmadığı kriz dönemlerinden, çok ağır psikiyatrik hastalıklara kadar çok geniş bir yelpazede karşımıza çıkabilir. Dünya Sağlık Örgütü; intiharın özellikle genç yaşlardaki ölüm nedenlerinden biri olduğunu ve dünyada yılda yaklaşık 800.000 bin kişinin yaşamına intihar ile son verdiğini bildirmektedir. Aslında intihar önlenebilen bir eylemdir. Ancak toplumdaki intihar ile ilgili tabular ve etiketlenme kaygısı, intiharın major bir halk sağlığı sorunu olarak ele alınmasını güçleştirmekte, kişilerin yardım arayışına engel olmaktadır. Hem psikiyatrik hastalıklar, hem de intihar davranışı bir çok toplumda damgalanma yaşanmasına yol açan, ayıplanan ve konuşulması güç olan konular olarak ele alınmaktadır.Bu durum, yardım kuruluşlarına başvurulmasının gecikmesine neden olmaktadır. Bu nedenle yardım davranışları cesaretlendirilmeli, zorlu dönemlerde nerelere başvurulabileceği konusunda kişileri bilgilendirmesine zemin oluşturulmalıdır.En Önemli Risk Grupları: psikiyatrik hastalığı olanlar, alkol ve madde kullanım bozukluğu olanlar ve daha öncesinde intihar girişiminde bulunmuş olan kişilerdir. İntihar çok boyutlu bir eylemdir. Geniş bir bakış açısı gerektirir. Arka planda bir çok neden olabilir. Bu nedenler arasında en sık karşımıza çıkan bireyin psikiyatrik bozukluğa sahip olmasıdır. Yaşam boyu intihar riski duygudurum bozukluğu olanlarda % 4, alkol bağımlılarında %7, bipolar bozukluklarda %7 ve şizofrenide risk oranı %5 dir. Hem psikiyatri profesörü hem de bilişsel davranışçı terapinin öncüsü olan Beck, 1974’de; depresyonun umutsuzluk, karamsarlık gibi özeliklerinin intihar ile yakın ilişkisi olduğunu belirtmiştir. Özellikle depresyon, intihar riskinin en yüksek olduğu klinik tablolardan biridir. Depresif bireylerde görülen sosyal izolasyon destek alınmasını zorlaştırmaktadır. Bu sebeble psikiyatrik tabloların erken ve etkin tedavisi intiharı önlemede öncelikle basamaklardan biridir. Bu nedenle birinci basamak depresyonun erken tanınması ve etkin tedavisinin yapılmasıdır.İntihar riskini arttıran diğer durumlar ise kaotik bir aileden gelme, sosyal desteğin az olması, çocukluk çağı travmaları, yasa bağlı alkol bağımlılığıdır. Sınır kişilik boz. ve antisosyal kişilik boz. gibi B kümesi kişilik bozukluklarının intihar davranışı ile İNTİHAR ÖNLENEBİLEN BİR EYLEMDİR YETER Kİ FARK ET! yakın ilişkili olduğu bulunmuştur. Çünkü bu kişilerde ilişki ve sosyal çevre uyum sorunları görülebilmektedir. Duygusal dalgalanmalar özellikle sınır kişilik bozuklukları için intihar riskini arttırmaktadır (Kaya, Ünal ve Yalvaç; 2014). Bunun yanı sıra dünya çapında intihar, 15-19 yaş grubu arasındaki ölümlerin en önde gelen nedenleri arasında yer almaktadır. Bir çok ülkede intihar, bu yaş grubundaki erkek ve kızların ölümlerinde birinci veya ikinci sırada yer almaktadır. Çünkü ergenlik döneminde; Alternatif sorun çözme becerileri daha kısıtlıdır.Ayrışma-bireyleşme süreçleri içinde aileden uzaklaşma görülür.Cinsel yönelime ilişkin cinsiyet uyumsuzluğu ve kimlik konuları da intihar davranışları için risk faktörleridir. Bireylerin daha dürtüsel ve krize daha yatkın oldukları bir dönemdir. Ergenlik dönemindeki intiharların risk faktörleri arasında; reddedilme, istenmeyen gebelikler, okul başarısında düşme, kavga etme, sevgiliden ayrılma, ailevi problemler( boşanma, şiddet), sevilen birinin kaybı, ciddi sağlık sorunları, yasal ve disipline sorunlar, akran grubunun baskısı, alkol ve madde kullanımı ve psikiyatrik rahatsızlıklar gelmektedir. Eğer bir ergen de ya da yetişkinin yaşamında çevresi tarafından gözlemlenen risk faktörü oluşturabilecek ani ve hızlı değişen yaşamsal olaylar ve davranışlar varsa, majör depresif bozukluk ve bipolar gibi psikiyatrik tablolar varsa mutlaka bir uzmandan destek alınmalıdır. Çünkü erken müdahale ve psikolojik destek hayat kurtarır.
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
HDP'li 3 büyükşehir belediyeye kayyum atandı
HDP'li 3 büyükşehir belediyeye kayyum atandı
HDP'li 3 büyükşehir belediye başkanı görevden alındı iddiası
HDP'li 3 büyükşehir belediye başkanı görevden alındı iddiası