Advert

Adıyaman Ulu Camii

Birçok döneme şahitlik etmiş şehrin ortasında görkemli duruşuyla zamana direnen Adıyaman Ulu Camii Müslümanların secdegahı olmaya devam ediyor

   Adıyaman Ulu Camii
   Adıyaman Ulu Camii Admin
Adıyaman merkezde yer alan cami, tarihi Adıyaman Kalesinin eteklerinde inşa edilmiştir. Bulunduğu mahalleye ismini vermiştir. İslam’ın ilk dönemlerinden beri cami çevresinde gelişerek oluşan şehir yapısı Adıyaman’da da Ulu Cami çevresinde gelişerek günümüzdeki halini almıştır. Adıyaman’ın camileri arasında mimari özellikleri ile diğer yapılardan farklılık arz etmektedir. Bu yönü ile diğer camiler arasında en görkemli olanıdır. Birçok defa tadilat geçiren yapı 2015 yılında Şanlıurfa vakıflar genel müdürlüğü tarafında restore edildi. Yaklaşık 2 yıl kadar devam eden çalışmalar neticesinde tekrar ibadete açılan cami 2017 deki depremde hasar gördü. Harim kısmında yer yer çatlaklar oluşmuş durumda. Restore çalışmaları sırasında Cami’nin doğu yüzeyindeki kapı tamamen değiştirilmiş. Tarihçesi: Adıyaman’ın tarihi camileri arasında en büyük olanıdır. Tarihi kaynaklarda Dulkadiroğlularından (Alâ-ü’d devle) tarafından yaptırıldığı kaydedilmektedir. Cami’nin şuan ki mevcut yapısı hicri 1279 de önceki Cami’nin yerine yeniden inşa edilmiş olanıdır. Orijinal yapının ne zaman tahrip olduğu veya yıkıldığı da tam olarak bilinmemektedir. 1902’de Mehmet Feyzi tarafından tamir ettirilmiştir. Başbakanlık arşivindeki bir vesikaya göre caminin akarı olan 'Ulu Mezra'nın Durak Bey tarafından vakfedilmesi ile Alâuddevle’nin Şah İsmail ile olan savaşında şehrin tamamen harap olması gibi bilgilere dayanarak Adıyaman Ulu Camii’nin ilk yapımının 1506–1515 yılları arasında Durak Bey tarafından gerçekleştirilmiş olabileceği düşünülmektedir . Eser üzerinde tespit edilen kitabelerden cemaatin gayretiyle 1248 Hicri /1832–1833 Miladi tarihinde yeniden inşaatın tamamlandığını yazılmaktadır. Caminin doğu kapısı üzerinde yer alan en eski tarihli kitabeden hareketle yapının şuana kadar başka bir belge ortaya konmadığına göre bu tarihte ilk olarak tamir edildiği varsayılabilir. Bundan sonraki yeniden yapım ile ilgili kitabeleri minarede yoğunlaştığı görülür . Minare kapısı üzerindeki biri 1213 H / 1798M.diğeri 1271 H. / 1854 M. Yılında tamamen yıkılarak yeniden yapılmış olup Mehmet Feyzi tarafından yazılan ahşap kapı kanatlarındaki kitabesine göre 1318–1320 H. /1902–1904 M. yılları arasında onarılmıştır . Kitabeleri: 1. Caminin doğu kapısının üzerinde yer alan kitabe şöyledir Üftade hâk itdiği dem ra’şe-i devrân Bu mabedi ……… düşdü………. cümle Müslüman Vakfında binâya yoğ iken kise-i Mennân İnşasına şeb-i rüs çâheleşdi ihvân Sarf iderek din yoluna nak-ı ferâvân Avâre tekbîr çıkardı meleküta Siper eyler idi şevkimize reşk ile havrân Hamd eyleyüb itmamına Rüşdi didi tarih “sa’y eyleyerek yerini îde rahman” Rüşdi’nin yazdığı Osmanlıca beş beyitten ibaret kitabenin son mısrasında ebcet ile tarih düşülmüştür. Buna göre caminin yeniden inşaatı, cemaatin gayreti ile 1248 H. / 1832–33 M. tarihinde tamamlanmıştır. Minare kaidesinin üst kısmında, niş kemerinin alınlığında ortadaki rozetin iki yanında yer alan Osmanlıca iki kitabe şöyledir . Sağdaki kitabenin okunuşu: Dil-i uşşâk virân idi bu nah-ı kadd-ı bâlâ Esâsiden yapıldı lik hayli çileler çekti Husûsen Hacı Molla hândân-ı belde var olsun Ki ânın sa’yle itmamın meğer kilk-i kader çekti Soldaki kitabenin okunuşu: Hüdânmız dâd ide ashâb-ı hayrı sa‘y idub herkes Keff-i mirân-ı hayır Arifzâde (?) bir güzel tarih Menâr-ı cami “Ekber şahbâ-ı bâlâya setr çekti” Bu iki kitabeden harap vaziyetteki minarenin Hacı Molla adlı birisinin önderliğinde ve hayır sahiplerinin de yardımıyla 1272 H./ 1860–61 M. tarihinde yeniden inşa edildiği anlaşılmaktadır. Minarenin giriş kapısı üzerinde, alttan ve üstten kaş kemer formlu bir çerçeve içerisinde celi sülüs karakterli olarak yazılan Osmanlıca kitabe yedi beyitten meydana gelmektedir . Mâşâ’l-lâh kâne ve ma lem ….. lem yekün Nice ………………………….sına ki şükür …………………………………………….. …………………………….eflake baş çekdi. Bulup itmâmı hoş bu minare Masna-i dil pezie oldu seraser Harap olmuş iken bünyâd-ı aslı Yeniden oldu çün ibade mazhar Kılup şöyle himmet ehl-i hayrât Hususan Hâc Molla ide (?) rehber İlâhi ol Habibin Mustafa’yı Şefi’eyle ol-ere rü-i mahşer (de) Hüdâ ‘avni ile bu tarihe sâdık “Diye şeb tâ seher Allahu Ekber” Fi sene 1279 Kitabeye göre tamamen harap vaziyette olan minare, 1279 H. / 1862 – 63 M. tarihinde Hacı Molla adlı bir kişinin öncülüğünde ve hayırsever sahiplerinin de yardımı ile yeniden inşa edilmiştir. Minare üzerinde niş kemerinin hemen içerisinde yer alan ve dikdörtgen çerçeveli altı satırlık kitabe şöyledir . Zehî sahibi-i mürüvvet kolağası Mustafa Ağa Olsun hayrı-memduhi kabul izzete makrûn Bu serv-i dil köşk olmuştu….. Hâk ile yeksân Zer ve sim ile kıldı efser zib-i evren mê zân Yazılsın Hilmi’ya tebrik için tarih sengine “bu âsâr-ı ‘aceb rûz-ı bilâli eyledi memnûn” Minare üzerinde bu kitabeye göre yerle bir olmuş durumdaki minarenin Kolağası Mustafa Ağa tarafından 1313 H. / 1895 – 96 M. tarihinde yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Caminin doğu kapısının ahşap kapı kanadında bulunan kitabe şöyledir (R.5) Okunuşu: Hâzâ ‘amel-i Mustafa bin Ömer el-şehîr Bâhaytarzâde sene 1318 Tercümesi: Bu, Bâhaytarzâde Ömer el-şehir oğlu Mustafa’nın işidir. Sene 1900’dür. Bu ibareden kapının Bâhaytarzâde Ömer el-şehir oğlu adlı bir usta tarafından 1318 H./1900 M. tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır. Caminin kuzey kapısının ahşap kanatlarında yer alan kitabe şöyledir . El-maü bila şera ve’l- camiu bila kera Ya müfettihu’l –ebvab İftah lena hayra’l- bab Menkuş u bab ı rahmet oldu inşa Mutabık oldu cami ü bab-ı ziba Müti’ayi’ım fermanına nas Düzüb bir cami i babıyla ra’na Sadası camiin söyler ekmü Salâtı terk içun gülgavne ğayya Her giren bedel i nakt itdi ahali Sezadır mühtedin mefhum u hakka Neccina mütimen necaf Allahumme ya hafiyyu’l eltaf Zeki mehdinde aciz la nadirdir. ( Budur? ) cennati adn fedhulü Ya fettah Küşade oldu erbab-ı salate Der rahmet mab feyz-i mevla Lisan-ı hal ile her nefer eyler Demadem fedhülü sen manaya Bu ziba camiin vasfında güya İki mısralı bir beyt-i dilara Düzüp hacı Mehmet şambayadi Bırakdı bir eser bi misl-i hemta Mürettep oldu bu nev perde inşa Sene 1320 harrarahü Mehmet feyzi Mehmet Feyzi tarafından yazılan Zeki’nin altı ve Sıtkı’nın beş beyitlik Osmanlıca kitabelerine göre caminin kuzey tarafındaki giriş kapısının ahşap kapı kanatlarının Şambayatlı Hacı Mehmet Adlı bir usta tarafından 1318–1320 H./1900–1902 M. tarihi yapıldığı anlaşılmaktadır. Mimari Özellikler: Adıyaman kalesinin eteğinde yer alan cami Adıyaman’ın en büyük camisidir. Boyuna dikdörtgen planlı bir yapıdır. Boyuna dikdörtgen olan plan, ortada sekiz kenarlı dört payenin taşıdığı büyük bir kubbeye dört köşede dört küçük kubbe ve büyük kubbenin dört yanında ve küçük kubbeler arasında yer alan tonozlu kısımlarda meydanda gelen merkezi planlı bir yapıdır. Dıştan dışa 21.20x24.40 m. boyutlarında olan yapının kuzey cephesini boydan boya kaplayan çapraz tonozlu beş gözlü bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Kuzey doğu köşede de tek şerefeli minaresi yer almaktadır. Dışarıdan kurşun ile kaplanmış olan üst örtüde orta kubbe sekiz yuvarlak kemerli kasnak üzerindeki görünümü ile yapıya hâkim durumundadır. Dıştan 2 katlı bir görünüme sahip olan Cami’nin harim kısmı tek katlıdır. Dış görünümü bir lento ile iki katlı bir görünüm sağlanarak Cami’nin estetik bir görünüme sahip olması sağlanmıştır. Yuvarlak kemerli iki katlı pencereler ile Cami’nin harim bölümü oldukça aydınlık bir görünüme sahip olmuştur. Bu pencerelerden doğu ve batıdakiler altta 3 üstte ise 4’er pencere açıklığına yer verilmiştir. Bunun nedeni ise 4’ün pencerelerin alt kısmına gelen yerde camiye açılan taç kapıların bulunmasıdır. Güney cephede ise altta ve üstte ikişer kuzey cephede ise iki pencere açıklığına yer verilmiştir. Yapının köşelerinde yer alan kuleler zeminden saçak kısmına kadar yükselmektedir. Ampir üslûp özelliklerine uygun bu kuleler güneydoğu, güneybatı ve kuzeybatı köşelerinde yer almaktadır. Yapının en dikkat çekici özelliği dış cephenin dört yönden üst kısmında Yunan tapınaklarında görülen üçgen alınlıklarını hatırlatan düzenlemedir. Dış cephenin Ortasındaki bu üçgen alınlıkların oluşturduğu yükseklik nedeniyle alttan yukarıya doğru genişleyen silmelerden müteşekkil bu korniş Osmanlı camilerindeki orta kubbenin hâkimiyetiyle onun etrafındaki örtülerle elde edilen kademeli yapı yerine, batılılaşma devrinin bir yansıması olarak karşımıza çıkar. Yapının doğu ve batı cephesindeki tek farklılık, karşılıklı olarak yerleştirilmiş olan girişlerde karşımıza çıkmaktadır. Doğu girişi beş basamakla çıkılan, revaklı bir girişe sahiptir. Revak üç sütun üzerinde yükselmektedir. Sütunlardan üçü serbest diğeri duvara bağlanmıştır. Ampir özellikteki revak güney ve kuzey yönde dar ve yüksek kemerli sahanlık oluşturmaktadır. Üç giriş kapısı bulunan yapının asıl girişi kuzey cephede yer almaktadır. Kuzey de yer alan giriş kapısının kanatları ceviz ağacından olup üzerinde onarım kitabesi yer almaktadır. Kitabede 1318 H. / 1900 M. tarihinde yazıldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca usta ismi olarak Bahaytarzâde Mustafa bin – Ömer el-şehir adı yer almaktadır. Yapının batı tarafında bir yazlık bölüme yer verilmiştir. Son zamanlarda yapılan onarımlarda yazlık bölüm yenilenmiştir. Burada küçük bir mihrap nişi yer almaktadır. Ancak bu bölüm bugün kullanılmamaktadır. Batı cephedeki girişin üzerinde yer alan kitabelik kısmı boş bırakılmıştır. Bu girişin 1986’dan önce kapı kanatlarının sökülüp tamamen duvar ile kapatıldığı bilinmektedir. Silmelerle üç taraftan kuşatılan kapı niş içerisinde yer almaktadır. 2015’deki restorasyon çalışmaları sırasında tekrar eski haline getirilmiş ve bugün kullanılmaktadır. Yapının güney cephesi oldukça sade tutulmuş bu cephe dar bir sokak tarafında yer almaktadır. Yapıyı dıştan dolanan silme bu cephede de devam etmektedir. Yine üçgen alınlıklı bu cephede de altlı üstlü iki sıra halinde yuvarlak kemerli iki sıra pencere açıklığı yer alır. Alttaki pencereler yol seviyesine oldukça yakındırlar. Bu cephedeki üst kat pencereleri de diğer cephelerdeki gibi dışa hafif taşıntılıdır. Alttaki pencereler ise hafif içe doğru çekilmiş ve etrafı iki bordür şeklinde ince iki silme ile çevrilmiştir. Bu cephede görülen pencere düzenlemesi diğer cephelerde de birbirini tekrar ederek karşımıza çıkmaktadır. Kuzey cephesi tamamen düzgün kesme taş malzeme ile yapılmış olan son cemaat yeri ile kapatılmıştır. Bu cephede üçgen alınlıklı bir korniş ile hareketlendirilmiştir. Son cemaat yeri yapılan onarımlarla değiştirilmiştir. Önceleri dikdörtgen payeler üzerinde beş gözlü olan son cemaat yeri bugün altı gözlü olarak ele alınmıştır. Son cemaat yeri üstten düz dam olup içten çapraz tonozludur. Sivri kemerli son cemaat yerinin doğu ve batı köşelerinde yer alan dilimli kaş kemerlerle cephelere hareketlilik kazandırılmıştır. Doğu tarafta yer alan kaş kemerin üzerinde Osmanlıca yazılmış bir onarım kitabesi yer almaktadır. Kuzey giriş kapısının iki yanında iki mihrabiye yer almaktadır. Mihrabiyeler silmelerle çevrelenmiştir. Girişin üzerinde iki yuvarlak kemerli pencere simetrik olarak yerleştirilmiştir. Kapının iki yanında dışa taşıntılı bitkisel süslemeli iki başlık yer almaktadır. Bu süslemeler batı kapısında da karşımıza çıkmaktadır. Ceviz ağacından yapılan çift kanatlı kuzey giriş kapısı caminin kayda değer en önemli öğelerindendir. Kapı üzerinde oyma tekniğiyle yapılmış olan değişik bitkisel süsleme öğeleri her iki kanatta da görülür. Sol ve sağ kapı kanatları üzerinde küçük küçük işlenmiş dikdörtgenler içerisinde bitki ve altı kollu yıldız ( mührü Süleyman motifleri ) ile kitabeler oyma tekniğinde işlenmiştir. Kapı üzerinde çiçekler, gül bezekler, geometrik şekiller yer almaktadır. Çiçekler realist olarak ele alınmıştır. Ayrıca kapının iki yanında madalyon içerisinde ay ve yıldız yer almaktadır. Madalyonun içerisinde de Kur’an-ı Kerimden “selâmün aleyküm tıbtüm fedhuluhâ halidine “ayeti sülüs karakterli olarak yazılmıştır. Caminin içi oldukça sade tutulmuştur. İçerden çimento harçı ile sıvanmıştır. Sıvanın üzeri plastik boya ile boyanmıştır. Yapı içeriden de iki katlı görünüme sahiptir. İç mekânda süsleme çok az olsa da mihrapta karşımıza çıkmaktadır. Mihrap: Kesme taştan yapılan mihrabın iki yanındaki silmeler mihrabın üst kısmına doğru, yapının dış cephesinde olduğu gibi üçgen alanlık oluşturacak şekilde ele alınmıştır. Mihrap üzerinde gülbezekler, s ve c kıvrımları ile bitkisel süslemeler yer almaktadır. Mihrap bordürü üzerinde yer alan hadis ise şöyledir:’El Salatü imadud-din fe-men ekameha fe-kad ekam’ed-din ve men terakehe fe-kad hedeme’de-din sadeka Resulül-lah” hadisi yer almaktadır . Mihrap nişinin kemeri içerisinde beş kollu yıldız ve baklava dilimleriyle süslenmiştir. Alınlık kısmında ortada bir güneş ışını, iki yanında da kabartma bitkisel süslemeye yer verilmiştir. Mihrabın iki yanında yer alan silmeler geometrik şekiller ile aşağıdan yukarıya doğru hareketlendirilmiştir. Minber: caminin diğer yapıları gibi düzgün kesme taştan yapılmış olan mihrap oldukça sade tutulmuştur. Korkuluk kısmındaki oymalar ajur tekniğinde yapılan geometrik şekillere sahiptir. Süpürgelik kısmı kaş kemerli, köşk kısmı ise yuvarlak kemerlidir. Minaresi: caminin kuzeydoğu köşesinde yer alan minare kare kaide kaideli, silindirik gövdeli ve tek şerefelidir. Cami’nin yüksekliği ile orantılı bir görünüme sahip olan minare caminin en sözlü yeri olarak karşımıza çıkmaktadır. Minarenin giriş kapısı doğu kısmında yer almaktadır. Doğu tarafı kuzey ve güney cephelere göre daha gösterişlidir. Minare nişler ile hareketlendirilmiş. Düz atkılı giriş kemeri üzerinde yer alan kaş kemer içerisinde kitabeye yer verilmiştir. Bunun üzerinde ayrıca bir kitabe daha yer almaktadır. Minarenin doğu cephesi üzerinde süsleme amaçlı yer alan madalyonlardan biri sekizgen, diğeri ise yıldız şekillidir. Sağdaki madalyonun içerisinde sekiz kollu gül bezek ve sekiz kollu yıldız motifleri yer alır. Kaş kemerli kitabesi içerisinde karşılıklı olarak ay ve yıldız motifleri yerleştirilmiştir. Ajur tekniğinde yapılan şerefe altı kollu yıldızlar ile süslenmiştir. Minare caminin boyutları ile orantılıdır. (Cemil Özdaş –İLKHA)
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
 Huzur 02 Genel Asayiş Uygulaması gerçekleştirildi
Huzur 02 Genel Asayiş Uygulaması gerçekleştirildi
Çavuşoğlu'ndan Tel Abyad'taki bombalı saldırıya ilişkin açıklama
Çavuşoğlu'ndan Tel Abyad'taki bombalı saldırıya ilişkin açıklama